Dün kendimi yine kırtasiyede buldum. Derken bir de baktım ki Barunson standındayım . Yeni yeni defterler gelmiş. Kendimi kaybettim bakarken. O mu bu mu ay sonuna da geldim napsam ne'tsem derken çok beğendiğim iki tanesini aldım çıktım. Bir tanesini kardeşime hediye olarak bir tanesini de final zamanı çalışma defteri olarak.. Barunson sayesinde sayısal bir bölümde okuyan ben çizgili defter kullanmaya başladım ve hiç de garipsemiyorum yazarken. İlerde bir kırtasiye açıp her köşesini Barunsonlarla dolduracağım. Mesela yukarda köşesini gördüğünüz fransızca defterim, ki kendisini tee kaç yıl önce aldım, buna da fransızca alırsam yazarım diyerek almıştım. Bu sene kullanmak kısmet oldu o kadar zaman da bekledi. Yani gelecek planlarımı aldığım defterlere göre yapıyorum.
Bu gördüleriniz dün benim olanlar. Küçükler ama çok sevimliler.
Dün bunları alıp kasaya gittim kasadaki amca şöyle bi defterlere baktı ve " Defterden iyi anlıyorsunuz hanımefendi" dedi. İçimden hohohooo tabi yaa ben her gece sabahlara kadar defter fotoprafları bakıyorum internetten dedim ama dışımdan sadece "çok güzeller değil mi" diyebildim. Oturup bana kağıdının yumuşaklığından, satır aralığından, nerden geldiğinden falan bahsetti ve ben de hiç "biliyorum ben bunları kime anlatıyorsun amcacııım " demeden dinledim. Sonra mutlu bir şekilde ayrıldım.
Bu da bu dönem kullandığım Barunsonlara genel bakış.
Sonra bugün kitap fuarına gittim. Malum Congressium'da Kitap Fuarı var. Her ne kadar mart ayı fuarı etkisi yaratmasa da yine de gezdim dolaştım değişiklik oldu.
Çok da fazla bir indirim yoktu aslında ama olsun. Yarın da fuarda Türkan Şoray var. Çok da gitmek isterdim ama her cumartesi benim kütüphane günüm.
Bu da geçen hafta cumartesiden kalmış, sanırım günün en sakin aktivitesinin fotoğrafı.
O zaman ders beni bekler .






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder