" Some of us laugh, some of us cry,Some of us smoke, some of us lie,But it's all just the way that we cope with our lives. "
Benim de hayatla baş etme yolum kendimi hiç bi yerde hissetmediğim kadar rahat hissettiğim daha kokusunu aldığım gibi rahatladığım herhangi bir Starbucks'a atmak .
Bugün de çok fazla sıkılmış ve hazır derslerim erken biştmişken kütüphaneye gitme planımdan vazgeçip hadi kızım kalk olmaz böyle dedim ve kendimi Starbucks'a attım. Nasıl bir saadet. Bir de o özenti yeni nesil olmasa tam dinlenmelik kendinle başbaşa kalmalık yer aslında. Ama ben kızılaydakine gittiğim için çok da gelen giden vardı ama olsun. Yağmur damlaları şıp şıp yere düşerken ve insanlar bir yerlere pıtır pıtır koşarken onları izlemek çok sakinleştirdi beni. Tek yoğun hayata sahip insanın ben olmadığımı hatırlattı bana.
Tabi ben boş mideye kahve içince çok fena olduğum için de önden birşeyler yedim. "Mistik".İlk defa denedim ve çok ama çok lezzetliydi . Sanırım içinde kırmızı kuru biber vardı ya da yoksa bile benim çok sevdiğim birşey vardı ama denediğime hiç pişman olmadım. Peynirle ilgili bir sıkıntınız yoksa kesinlikle tavsiye ederim.
Kahve kokusunu alıp rahatladıktan sonra bir de kırtasiye yolunu tuttum ki değmeyin keyfime.
Aralığın gelmesiyle ben de yılbaşı moduna girdim artık. Bu minik dosya da üzerinde kar taneleri varmış gibi hissettirdiği için al beni al beni diye bağırıyordu. Almadan olmazdı. Sonra gezdim dolaştım dolmuşa bindim eve geldim erken erken. Uzun zamandır gündüz dönmemiştim eve. Ne mükemmel bir hismiş unutmuşum.
Leoparı da şu sıralar bir seviyorum ki sormayın. Çok vahşiyim sanırım bu sıralar.
O zaman sizlere Starsailor'ın o çok güzel Some of Us şarkısıyla veda ediyorum şimdilik..



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder